|
Saffat Suresi 134
İz necceynâhu ve ehlehû ecmaîn(ecmaîne).
1. iz : olduğu zaman, olmuştu
2. necceynâ-hu : onu kurtardık
3. ve ehle-hû : ve onun ailesi
4. ecmaîne : topluca, hepsi
İmam İskender Ali Mihr : Onu ve onun ailesini, hepsini kurtarmıştık.
Diyanet İşleri : (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Abdulbaki Gölpınarlı : Hani onu ve bütün âilesini kurtarmıştık.
Adem Uğur : Hani biz Lût`u ve ailesinin hepsini kurtardık.
Ahmed Hulusi : Hani Onu ve Onun yakınlarını toptan kurtardık.
Ahmet Tekin : Onu, bütün ailesini ve müminleri kurtardık.
Ahmet Varol : Hani onu da bütün ailesini de kurtarmıştık.
Ali Bulaç : Hani biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.
Ali Fikri Yavuz : Hani hem onu, hem de ehlini toptan kurtarmıştık.
Bekir Sadak : (134-13) 5 Geridekiler arasinda kalan yasli bir kadin disinda, Lut`u ve ailesinin hepsini kurtarmistik.
Celal Yıldırım : Hani biz onu da, ailesini de tamamen kurtardık.
Diyanet İşleri (eski) : (134-135) Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut`u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Diyanet Vakfi : (134-136) Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lût`u ve ailesinin hepsini kurtardık. Sonra diğerlerini yok ettik.
Edip Yüksel : Onu ve ailesini topluca kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Zira kurtardık onu ve bütün ehlini
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onu ve bütün ailesini kurtardık;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
Fizilal-il Kuran : Onu ve ailesini kurtardık.
Gültekin Onan : Hani biz onu ve ehlini (ailesini) topluca kurtarmıştık.
Hasan Basri Çantay : Hani biz hem onu, hem ehlini topdan kurtarmışdık.
Hayrat Neşriyat : Hani (kavmini helâk ederken) onu ve bütün âilesini kurtarmıştık.
İbni Kesir : Hani Biz, onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.
Muhammed Esed : (dolayısıyla, o`nun günahkar ülkesini cezalandırırken) kendisini ve aile efradını kurtardık,
Ömer Nasuhi Bilmen : (133-134) Ve muhakkak, Lût da elbette gönderilmiş peygamberlerdendir. O vakit O`nu ve ehlini necâta erdirdik.
Ömer Öngüt : Biz de onu ve âilesini kurtardık.
Şaban Piriş : Onu ve ailesini tamamen kurtarmıştık.
Suat Yıldırım : (134-135) Onun suçlu kentini cezalandırırken, geride kalanlar arasında yer alan yaşlı eşi hariç, kendisini ve ailesini kurtardık.
Süleyman Ateş : Onu ve âilesini kurtardık.
Tefhim-ul Kuran : Hani biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık;
Ümit Şimşek : Biz onu da, bütün ailesini de kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk : Onu ve ailesini toptan kurtarmıştık biz.
|